Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mustafa SEVEN

Kapat, tutukla, yasakla…

17 Mart 2016, 18:40 Okuma: 2637


Kürt sorununun çözümünde bugüne kadar hep silahlı yöntemler denendi.
Sonuç; şu an gelinen noktadayız…
Kürt sorunundan bahsediyoruz, ancak sadece bu değil, hiçbir sorun silahla çözülmez.
Silah denenerek uygulanan yöntemle ancak sorun bastırılabilir.
Buna yapanlar ise uzun süreli iktidar düşünen hükümetlerin değil, geçici hükümetlerin yapacağı birşey. Mantık; ben şimdilik bastırayım da yarın ne olur beni ilgilendirmezdir. 
Bugün silahla bastırdığın şey yarın bir başka sebepten ötürü yeniden ortaya çıkacaktır.
Bu insan vücudundaki bir hastalık gibidir.
Ağrı kesici ilaçlarla o an ağrıyı bastırırsın, bir süre sonra daha keskin bir acıyla yeniden ortaya çıkar.
Sonra… elini kesersin, kolunu kesersin, bacağını kesersin…
Kürt sorunu yüzyıllara varan bir sorun aslında.
Osmanlılar döneminden şu ana kadar sürekli gündemde kalmıştır.
Zaman zaman anlaşmalar yapılmış olsa da sonradan bozulmuştur.
Şimdilerde birçok kesimin karşı çıktığı Kürdistan, aslında hem Osmanlı hem de Türk arşivlerinde hala yer alıyor.
Son olarak 1921 yılında bir anlaşmadan bahsediliyor.
1921 Haziran ayında Kürt liderler ile Ankara hükümeti arasında küçük çaplı çatışmalar sonunda karşılıklı delegelerin anlaştığından ve imzalanan bir protokolden söz ediliyor. (bu belge Robert Olson’un Kürt Milliyetçiliği ve Şeyh Said adlı kitabında ilk olarak yer aldı. İngiltere belgelerinden alınmıştır)   Mardin’deki aşiret liderlerinden Pirizade Bekir, Derwîn’den Musa Beg ve Millî Aşiret Reisi Mirliva İbrahim Paşa, Kürt tarafının önde gelenleri olarak bu belgede ismi geçenler. Mustafa Kemal liderliğindeki hükümet tarafından otonom bir Kürt devletinin resmen tanınmasından bahseden bu tutanağın Haziran’ın son günlerinde karşılıklı olarak imzalandığı belirtilmektedir. Fransız arşivlerindeki belgeye göre antlaşma şu noktalardan oluşuyordu;
1-Ankara hükümeti tarafından Kürtlerin yaşadığı bölgede otonom bir Kürt devleti tanınacaktır.
2-Sınırlar Kürtler tarafından çizilecektir.
3-Türk jandarmaları ve Türk devlet görevlileri Kürdistan’ın sınırları dışına çağrılacaktır.
4-Otonom Kürdistan örgütlenme işlerinden Türkiye elini çekecektir.
5-Ankara hükümeti tarafından toplanan tüm askeri vergilerin ve askeri bağışıklıklar Kürtlere tahsis edilecektir
6-Türkiye toprakları içinde kalan Kürtler dış mihraklara karşı korunacak ve orduda bulunan Kürtler özgür bırakılacaktır.
Bu ve buna benzer anlaşmalar var. Ancak bu anlaşmalar uzun süreli olmadı ve nedense hep silahlı yöntemlere başvuruldu.
3 Ocak 2013 tarihi Kürt sorununun çözümünde önemli bir mihenk taşı oldu.
Bu tarihte ilk İmralı heyeti Öcalan ile İmralı adasında görüştü.
Ardından başlayan ‘Çözüm Süreci’ herkes için bir umut oldu.
Ancak bu umut ta ancak 2,5 yıl sürdü.
Şimdilerde 1990’lı yılların ağzı ile konuşan siyasi iktidar, tek çözümün silah ve şiddetle olabileceğini varsayıyor.
Zaten şu ana kadar denenen tüm yollar silahlı yöntemlerdi. Bu yöntemin başarılı olmadığı ortada. Denenmeyen tek yol müzakerelerdi ancak o da yarım kaldı.
Şimdi gelinen nokta 1990’lı yılların şiddetli çatışmalarından farksız.
Hergün çatışma, hergün ölüm haberleri.
Ancak bu kez bir farklılık var.
Çatışma ve ölüm haberleri ne yazık ki artık sadece bölgeden gelmiyor. Artık batı illeri de bu savaşın acısını hissediyor. Son 5 ayda Ankara ve İstanbul’da patlayan bombalar bunun kanıtı değil mi?
Şimdi artık bu huzursuzluk Türkiye’nin her tarafına yayılmış durumda. Ne Ankara’daki, ne İzmir, İstanbul’daki vatandaş huzurlu değil.
Her an ölümle burun buruna gelme ihtimali insanı ne kadar huzursuz eder varın siz düşünün.
Kürt siyasetçilerin mecliste olmaları bu sorunun çözümü noktasında bir şans. Ancak mevcut iktidar adeta darağacına HDP’lileri çıkarmak için büyük bir çaba içinde.
Daha önceden denenmemiş bir yöntem değil.
DEP Milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı, cezaevine atıldılar. Sorun çözüldü mü? Hayır…
Bu gelenekten gelen birçok siyasi parti kapatıldı, yine çözüm olmadı.
Şimdi bakıyorsunuz yapılmak istenen her etkinliğe anında yasak geliyor.
HDP Eşgenel Başkanlarının mitinglerine ayrı ayrı yasak geldi. 8 Mart etkinliği yasaklandı. Şimdi ise Newroz kutlamalarına yasak geldi. Bu yöntemlerin hepsi daha önceden denendi ve çözüm olmadı. Şimdi ısrar etmenin faydası olmadığı gibi, sorunu daha da derinleştiriyor.


 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1500 gün önce
1577 gün önce
1682 gün önce
1701 gün önce
1760 gün önce
1858 gün önce
1983 gün önce
2117 gün önce
2144 gün önce
2179 gün önce
2186 gün önce
2207 gün önce
2319 gün önce
2389 gün önce
2459 gün önce
2494 gün önce
2515 gün önce
2537 gün önce
2579 gün önce
2634 gün önce
2646 gün önce
2753 gün önce
2760 gün önce
2920 gün önce
2949 gün önce
2969 gün önce
3004 gün önce
3050 gün önce
3088 gün önce
3102 gün önce
3109 gün önce
3119 gün önce
3193 gün önce
3221 gün önce
3242 gün önce
3263 gün önce
3273 gün önce
3284 gün önce
3306 gün önce
3320 gün önce
3340 gün önce
3348 gün önce
3360 gün önce
3362 gün önce
3363 gün önce
3375 gün önce
3381 gün önce
3394 gün önce
3408 gün önce
3419 gün önce
3438 gün önce
3464 gün önce
3474 gün önce
3485 gün önce
3486 gün önce
3507 gün önce
3508 gün önce
3521 gün önce
3530 gün önce
3532 gün önce
3536 gün önce
3541 gün önce
3542 gün önce
3547 gün önce
3553 gün önce
3560 gün önce
3568 gün önce
3572 gün önce
3578 gün önce
3579 gün önce
3585 gün önce
3589 gün önce
3590 gün önce
3610 gün önce
3640 gün önce
3669 gün önce
3684 gün önce
3696 gün önce
3701 gün önce
3709 gün önce
3726 gün önce
3730 gün önce
3754 gün önce
3775 gün önce
3791 gün önce
3795 gün önce
3808 gün önce
3813 gün önce
3816 gün önce
3820 gün önce
3828 gün önce
3834 gün önce
3864 gün önce
3882 gün önce
RSS
© 2026 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=