Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mehmet SABAZ

ABDULLAH BİN ÖMER-1

25 Kasım 2021, 16:21 Okuma: 892

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
İslamın Mekke döneminde Allah Resulünün yanı başından ayrılmak istemeyen küçük bir çocuk vardı. Hz. Peygamberi (s.a.s) çok seven bu çocuk, sürekli peygamber sohbetinde bulunmak için çırpınırdı. Yine bir gün Resulüllah ile aynı ortamı teneffüs etmek üzere kolladığı fırsatı buldu. Peygamber efendimiz, Mekke'nin illeri gelen zevatından bir grupla sohbet ediyordu. Bu esnada peygamber aşığı çocukta hemen sağ yanında bulunduğu Resul-i Ekrem'in sözlerini hayran hayran dinliyordu. Bir ara Allah Resulü misafirlerinin susadıklarını düşünmüş olmalı ki kalkıp onlara su ikram etmek istedi. Suyu bardağa döktü, yanındaki çocuğa dönerek şöyle buyurdu: "Aslında sağımda bulunman hasebiyle bardağı ilk sana vermem gerek. Ancak müsaade edersen önce misafirlerimize ikram edeyim olur mu?" çocuğun, "Bu mümkün değil ey Allah'ın Resülü! Sizin elinizden su içmek belki bir daha bana kısmet olmaz. O yüzden nasibim olan bu ikramınızı kimseyle paylaşmam" şeklindeki cevabı üzerine Hz. Peygamber tebessüm ederek su dağıtmaya bu çocuktan başladı. (Buharı, eşribe,19)
Çocuğun gönül dünyasında peygamber sevgisi Medine'ye hicretten sonra da her geçen gün artarak devam etti. Resulüllah’tan bir an bile uzak kalmamak, onun civarında bulunabilmek için Mescid-i Nebevi'de zaman geçirir olmuştu. Suffe faaliyete geçince de yaşam alanı olarak baba evinden çok suffeyi tercih etti. Ne zaman evinin önünden geçse gözlerini kapatırdı. Öyle farklı duygularla doluydu ki görüp özlem duyacağı endişesiyle evine doğru başını çevirip bakmak istemezdi. Hasret duygusu baskın gelip de suffeyi terk etme korkusuyla evine hiç bakamazdı. Bu samimiyetini ve Hz. Peygamber'e (s.a.s) olan muhabbetini Allah dua kabul etmiş olmalı ki öz ablasız Hz. Hafsa (r.anhâ) ile Resul-i Ekrem evlendiğinde sevinçten havalara uçtu. Artık hane-i saadete hiçbir gerekçe sunmaksızın kolayca girip çıkabilecekti. Her görmek istediğinde Allah Resulü'nü ziyaret edebilecek, daha da yakından tanıma fırsatı bulabilecek, onun mübarek sohbetinden doyasıya beslenebilecekti. Öyle de oldu. Ablası vesilesiyle evine daha kolay girebildiği Resulüllah'tan ziyadesiyle feyizlendi. Bu çerçevede Peygamber efendimizden sâdır olan söz ve davranışlara muttali olamayanlara hadis-i şeriflerin nakledilmesinde çok önemli rol oynadı. Kayınbiraderi olması itibarıyla Allah Resulü'nün yakın çevresinde yetişme imkanını elde eden ve peygamber terbiyesi alan bu çocuğun adı Abdullah b. Ömer (r.a) babası Hz. Ömer (r.a) annesi Zeynep bint Maz'un'dur. (r.anha) Nübüvvetin üçüncü yılında Mekke'de doğan Abdullah b. Ömer, henüz bulüğa ermeden İslam ile şereflendi. Babası Hz. Ömer'in ve ablası Hz. Hafsa'nın Resul-Ekrem'e olan yakınlığı sebebiyle vahiy çevresinde büyüdü.
Bedir savaşında henüz 13 yaşında bir çocuk olan Abdullah, fark edilemeyeceği düşüncesiyle savaş hazırlıklarını tamamlamış olan İslam ordusuna karıştı. Ancak Resulüllah yaşının küçük olması sebebiyle cihat aşkıyla yanıp tutuşan Abdullah'ı askerler arasından çıkararak Medine'de kalması için ikna etti. Uhud Savaşında 14 yaşında olduğu için Hz. Peygamber (s.a.s) tarafından yine kendisine izin verilmeyen Abdullah'ın, nihayet 15 yaşında bir delikanlı olduğunda Hendek Savaşına katılmasına müsaade edildi. İbn Ömer (r.a), Allah Resulü'nün sünnetine ittiba hususunda ashabın en hassas kişisi olarak şöhret buldu. Sebebini ve hikmetini merak etmeksizin Hz. Peygamberin işlediği tüm fiilleri yerine getirmeye çalışırdı. İbn Ömer'in peygamber sevdasını Hz. Aişe (r.anha) şu şekilde dile getirir; Allah Resulü'nü Abdullah kadar adım adım takip eden birisini ben daha görmedim. Anlaşıldığı üzere o, peygamber efendimizi her konuda taklit eden bir tavır içindeydi. Resulüllah gibi konuşmaya çalışır, onun gibi güler, sevinir, üzülürdü. Yürüyüşünü, yiyip içmesini, giyinmesini Hz. Peygambere benzetirdi. Bu bağlılık hususunda o kadar ileri gitmişti ki Resul-i Ekrem'in vefatından sonra yolunu onun geçtiği güzergâha düşürür, onun adım attığı yollardan yürürdü. Geçtiği sokaklarda gözyaşlarıyla hatırlarını yad ederdi. Allah Resulü'nün gölgelendiği ağaçların altında dinlenir, kurumaması için Peygamber görmüş ağaçları sulardı.
Duada buluşmak dileğiyle Allah'a emanet olun.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
556 gün önce
619 gün önce
633 gün önce
717 gün önce
752 gün önce
773 gün önce
780 gün önce
814 gün önce
822 gün önce
864 gün önce
871 gün önce
885 gün önce
1012 gün önce
1019 gün önce
1026 gün önce
1039 gün önce
1046 gün önce
1102 gün önce
1109 gün önce
1123 gün önce
1130 gün önce
1144 gün önce
1159 gün önce
1172 gün önce
1194 gün önce
1201 gün önce
1208 gün önce
1228 gün önce
1243 gün önce
1249 gün önce
1264 gün önce
1277 gün önce
1285 gün önce
1305 gün önce
1333 gün önce
RSS
© 2024 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=