Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


“Beklenmeyeni beklemeye hazır olmak gerekir”

10 Ağustos 2021, 17:49 - Okunma: 6709

Merhaba değerli okurlarımız.Tele-Röportajımızın bu haftaki konuğu eski FİFA kokartlı yardımcı hakemlerimizden Fahir Ersoy.

Ülkemizde yardımcı hakem denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Ersoy, FİFA kokartı takmış nadir hakemlerimizden biridir. Görev yapmış olduğu yıllarda disiplinli, işine duymuş olduğu saygı ve başarısıyla ülke futbolumuzda saygın bir yer edinmiş olan Fahir Ersoy hocam ile gerçekleştireceğimiz röportajımız ile karşınızda olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Hakemliğe veda ettikten sonra ise İstanbul Hakem Derneği Başkanlığı, TFFHGD Genel Başkan Yardımcılığı ve TFF Ulusal Hakem Eğitimciliği gibi son derece önemli görevlerde bulunan Ersoy, ülke futboluna hizmet etmeye devam etmiştir. Fahir Ersoy aynı zamanda günümüzde hakemlik yapmakta olan ve tıpkı kendisi gibi FİFA kokartını takmayı başarmış olan yardımcı hakem Kerem Ersoy'un da babasıdır.

TESADÜFÜN BÖYLESİ
2019-20 Sezonunda oynanan Fenerbahçe - Galatasaray derbisiyle ilgili ilginç ayrıntı ortaya çıkmıştı. Galatasaray'ın süper ligde o sezon Fenerbahçe'yi tam 21 yıl aradan sonra deplasmanda mağlup ettiği mücadele ile sarı-kırmızılıların bir önceki galibiyetini aldığı 1999 yılında oynanan maç arasında ilginç bir detay ortaya çıktı. O sezon 21 yıllık bir seri sona ermiş ve Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe'yi Kadıköy'de 3-1 mağlup etmişti. İşin ilginç olan yanı ise sarı-kırmızılar, Fenerbahçe'yi bu yıla kadar deplasmanda en son 22 Aralık 1999'da oynanan maçta 2-1 yenmiş olmasıydı. Bu karşılaşmada yardımcı hakem olarak ise Fahir Ersoy görev almıştı. Bu derbi maçında ise Galatasaray'ın ligde bu sezonda Fenerbahçe'yi mağlup ettiği müsabakada ise Fahir Ersoy'un oğlu Kerem Ersoy yardımcı hakem olarak görev yaptı. İstemeden de olsa Kerem Ersoy'da babası gibi bu ilginç tesadüfün parçası oluyordu.


* Fahir Ersoy kimdir?
- Selanik kökenli bir babayla, Boşnak kökenli bir annenin 2 çocuğundan biriyim. 1959 doğumluyum ve İstanbulluyum. Evliyim ve halen faal hakem olan Kerem Ersoy’un babasıyım. Hakemliğe başladığım yıllarda Uzel Makine Sanayi fabrikasında 17 yıl boyunca teknik eleman olarak görev yaptım daha sonra ise serbest ticaretle uğraştım.

* Hakemliğe başlama fikri nasıl oluştu?
- Hakemliğe aynı fabrikada çalıştığımız, birlikte futbol oynadığımız ve benden önce hakemliğe başlamış olan Arif Astekin’in ısrarı ile başladım.

* Hakem olmasaydınız hangi mesleği yapmak isterdiniz?
- Hakemlikle birlikte yürüttüğüm mesleğim zaten vardı. Hakemlik bir hobi olarak sürdürülüyordu ama hakemlik kadar zaman harcayabileceğim başka bir hobi seçseydim bir enstrüman çalmak isterdim ve inanın bu kadar zamanı harcadığımda bir virtüöz olurdum.

* Hakemliğinizin ilk yıllarında beğendiğiniz ve kendinize örnek aldığınız isimler kimlerdi?
- Hakemliğimin ilk yıllarında örnek aldığım hakem rahmetli Aykan Köseoğlu idi. Gerek yer alması, gerek kendine has jest mimikleri ve otoritesi ile tam örnek alınacak bir hakemdi. Yardımcı hakemlik olarak Sabri Çelik’i örnek aldım. Çelik, çok sakin, dikkatli yardımcı bir hakemdi ve derbilerin değişmez yardımcı hakemi idi.

* Hakem adayları daha çok orta hakem olmak isterler. Siz neden yan hakemliği seçtiniz?
- Tabii ki bende hakem olmak için başladım iyide bir hakemdim. Bizim dönemimizde bizler hakemlikle birlikte yardımcı hakemlikte yapardık. Yani bir hafta 3. ligde hakemlik yaptıysak bir sonraki hafta 2. lig maçlarına yardımcı hakem olarak gidebiliyorduk. O zaman yan hakem olarak adlandırılıyordu. 1993 Yılında yan hakemlik tamamen kaldırılıp yeni sorumluluklar yüklenerek yardımcı hakem olarak değiştirildi. Zamanın MHK İstanbul sorumlusu Özcan Oal beni arayarak “2 yıl yardımcı hakem kadrosuna geç iyice tanındıktan sonra hakem olursun” dedi ve ikna etti. O yıl 32 iyi hakemden oluşan kadro kuruldu. Daha sonra MHK Başkanı olarak atanan Ahmet Güvener hakemliğe geçemeyeceğimizi ancak, uzman yardımcı hakem olarak devam edeceğimizi söyledi. Daha sonra FİFA kokartını da takınca artık geriye dönüş olamadı.

* Birlikte maç yönetmekten keyif aldığınız orta hakemler kimlerdi?
- 1980'li, 90'lı ve 2000'lerin başlarında liglere damgasını vurmuş tüm hakemlerle görev yaptım ve hepsinden keyif aldım. İlk Süper lig maçımı Serdar Çakır’la yönettim. İlk Avrupa maçıma rahmetli Bülent Yavuz ve son maçımda ise hakem Metin Tokat’la çıktım. En fazla birlikte görev yaptığım hakem ise Muhittin Boşat oldu.

* FİFA kokartını aldığınızı duyduğunuzda neler hissettiniz ve Avrupa'da kaç maç yönettiniz?
- 1996 Yılında FİFA hakemi olduğumu arabamın radyosunda spor haberlerinden öğrendim. Elbette bekliyordum ama gerçekleşince çok sevindim. Avrupa’da 25 resmi maç yönettim.

* Maç yönetmekte zorlandığınız stadyumlar hangileriydi?
- Hiç bir statta zorlanmadım. Ancak yıllar içinde birçok statta olaylı ve zorlu maçlar yaşadım.

* Saha içinde ile daha dışındaki Fahir Ersoy arasında ne gibi farklılıklar vardı.
- Saha içinde görevi daima ciddiye aldım. Maç ayrımı yapmadan daima oyuna konsantre olmaya özen gösterdim. Saha dışında ise saygılı oldum. Elimden geldiği kadar nezaketli davranmaya özen gösterdim.

* Maçtan önce uğuruna inandığınız ve mutlaka yaptığınız şeyler var mıydı?
- Maçlara gitmeden önce eşim ve oğlumu öperek vedalaşmaya ve başarı dileklerini almaya özen gösterirdim.

* Döneminizden günümüze beğendiğiniz TFF ve MHK Başkanları kimlerdir?
- Tabii ki duayen MHK Başkanları Ertuğrul Dilek ve Hilmi Ok daha sonra sırasıyla birlikte görev yaptığım Oğuz Sarvan, Zekeriya Alp ve Yusuf Namoğlu.

* Günümüzde futbolun her kademesine siyasetin sirayet ettiğini üzülerek görüyoruz. Sizin döneminizde bu ne kadar etkiliydi?
- Yok denecek kadar azdı ve biz bunu hiç hissetmiyorduk.

* Hakemliğin profesyonelliğe geçişi için neler söylemek istersiniz.
- Futbol tüm paydaşları ile büyük bir endüstri oldu. Hakemlik doğal olarak bunun dışında kalamazdı. İlerleyen zamanlarda bunun alt liglerde de oluşacağını ve futbol hakemliğinin meslek seçilmesi amacıyla üniversitelerde bölüm olarak okutulacağını düşünüyorum.

* Hakem terfilerinde bölge bazlı adil davranıldığını düşünüyor musunuz?
- Tüm MHK Bölge temsilcilerinin ellerinden geldiğince adil davranmak istediklerini düşünüyorum ve biliyorum. Ancak ülke şartlarının bazen bunlara izin vermediğini düşünüyorum.

* Avrupa ile ülkemizdeki maç yönetimleri arasında ne gibi farklar vardı? Atmosfer ve motivasyon konularında herhangi bir değişiklik oluyor muydu?
- Avrupa ile ülkemizde hakeme saygı farkı var. Verdiğiniz kararlar büyük bir çoğunlukla kabul görüyor bu da hakemin huzurla maç yönetmesini sağlıyor.

* Ülkemizdeki hakem eğitimlerini yeterli buluyor musunuz?
- Ülkemizde hakem eğitimleri UEFA eğitim paketi çerçevesinde yapılıyor. Tüm bölgelere eğitim paketi aynı şekilde gönderiliyor. Tabii ki eğitimin sonu yok. Alt liglerden hakem yetiştirilmek üzere hakem gelişim kamplarının içeriği geliştirilerek devam etmelidir.

* Hakemliği bıraktıktan sonra TFF'de herhangi bir görevde yer aldınız mı? Şimdilerde ise neler yapmaktasınız?
- Hakemliği bıraktıktan sonra gözlemcilik, Bölgesel Hakem Kurulu üyeliği, Merkez Hakem Kurulu üyeliği yaptım. Şimdi ise iyi bir izleyici olarak maçları izliyorum.

* VAR uygulaması için neler söylemek istersiniz? Sizin döneminizde de olmasını ister miydiniz?
- Her alanda VAR olan teknolojinin futbola girmesi kaçınılmazdı. Doğru ve yerinde kullanıldığında faydalı olduğuna inanıyorum. Euro 2020 buna güzel bir örnektir.

* Oğlunuz Kerem’de hakem olmayı seçti. Üstelik o da sizin FİFA kokartını taktı. Sizin gibi bir babanın oğlu elbet avantaj ama Kerem bunu nasıl başardı?
- Evet oğlum da hakemliği seçti. Kerem aklı ermeye başladığından itibaren futbol oyun kurallarını öğrenmeye başladı. Evimizde hep maçlar izlendi, hep hakemlerin içinde oldu. Küçük yaşlarda hakem seminerlerine geldi. Antrenmanlara katıldı ve doğal olarak başarılı oldu. Bu durum yani bu avantajlı olma durumu babası hakem olan hakemlerin hepsi için geçerli olmuştur.

* Hakemliği bıraktıktan sonra ne gibi işlerle uğraştınız ve şimdilerde neler yapmaktasınız?
- Hakemliği bıraktıktan sonra ticaret hayatı devam etti. Şimdi ise yaşadığım Ayvalık’ta güzel bir emeklilik yaşıyorum.

* Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
- Unutulmayan birçok anı var tabii ki. Benim adıma şaşkınlık yaşadığım taraftarın güldüğü anım şöyle; Ankara 19 Mayıs stadında Sabri Çelik ile birlikte yönettiğimiz bir maçta ofsayt bayrağını hızla çektiğim anda bayrak elimden sahanın ortasına kadar uçtu. Bayrağı havada gördüm peşinden koşmaya başladım. Bayrağın uçtuğunu benim peşinden koştuğumu gören Sabri Çelik şaşkınlıkla düdüğünü çaldı. Bu dakikadan sonra arkamdaki seyirciler her kararımda alay ederek alkışladılar.

* İzlediğiniz ve beğendiğiniz oyunculardan bizim için bir 11 oluşturur musunuz.
- Böyle bir 11 tercihi yaptığımda yanlış anlaşılmalar oluyor ve bu bizlere zarar veriyor. Ama geçmişte Rıdvan'ın, Tanju'nun, Metin, Ali, ve Feyyaz'ın, Hagi’nin, Oğuz’un, Aykut’un, Schumacher'in, Mondragon’un ve Şifo Mehmet gibi oyuncuların maçlarını yönetmek çok zevk vericiydi.

* Genç ve yeni hakem adaylarına ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz.
- Bu sorunun cevabı çok klasik olacak ama iyi hakem olmak çok fazla maç izlemekle başlar. Çok iyi bir kondisyona sahip olmak gerekir Oyun kurallarını çok iyi bilmek uygulamak ve yorumlamayı öğrenmek gerekiyor. Hakemliğin olmazsa olmazı her maçta beklenmeyeni beklemeye hazır olmak gerekir.

* Son olarak okurlarımıza ne gibi mesajlar vermek istersiniz.
- Futbol çağımızın ve gelecek çağların en sevilen oyunudur ve olmaya devam edecektir. Bu oyunun her ne şekilde olursa olsun çirkinleştirilmesine izin verilmeyip bu oyundan zevk alarak daha da geliştirilmesi için çaba sarf edilmesi gerekmektedir. Son olarak ülke olarak yaşadığımız bu sıkıntılı günlerin biran önce bitmesi, sağlıklı günlerin tekrar yaşanması dileklerimle teşekkür ediyor Batman Medya Gazetesinin kıymetli ailesine ve okurlarına selam saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.

TEŞEKKÜRLER...

Eski FİFA kokartlı orta ve yardımcı hakemlerimizden Fahir Ersoy hocam ile gerçekleştirdiğimiz röportajımıza sponsor olarak destekte bulunan Batman Petrolspor Taraftarlar Derneği üyemiz ve İstanbul Batman Dernekler Federasyonu delegesi Abdullah Astam dostuma teşekkür eder başarılı çalışmalarının devamını dilerim.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Metin
1073 gün önce
Gerçektende hakemlik camiasında parmakla gösterilecek bir arkadaşımız müsabaka esnasında ve sonrasında tam bir centilmen işini layıkıyla yapan pek nadir insanlardandır oğlu da aynı babasının yolunda kibar ve beyfendi kişiliğiyle sanırım çok beğeni kazanmıştır sevgi ve saygı ile selamlarım
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 2. Lig Beyaz Grupta mücadele eden Batman P..
2. Ligin yeni ekibi Batman Petrolspor’un Teknik Direktörü Ahmet Yavuz, ilk ..
BATEX Tekstil firması sahibi ve aynı zamanda Batman Tekstil Sanayi İş Adaml..
Fernas’ın yetiştirdiği meyveler ve ürettiği meyve suları, dünya markası olm..
Merhabalar bu haftaki röportaj konuğumuz, Fenerbahçe ve Sarıyer'in unut..
Merhabalar değerli okurlarımız bu haftaki röportaj konuğumuz 1996-2013 yıll..
RSS
© 2024 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=