Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


"EN BÜYÜK HEDEFİM GALATASARAY'A DÖNMEKTİ"

18 Mayıs 2021, 17:21 - Okunma: 7273

Merhabalar gazetemizin saygıdeğer okurları, mensubu olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyduğum Batman Medya Gazetesi'nin aracılığıyla sizlere ulaştırdığımız Tele-Röportajlarımız giderek ses getirmeye devam ediyor. Kulüp ve mevki gözetmeksizin ülke sporumuza vermiş oldukları emekleriyle ün yapmış birbirinden değerli spor adamlarımızı sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Fırsat buldukça ulaştığımız başarılı spor adamlarını sizlerle ulaştırmak adına çalışmalarımızı büyük bir titizlikle sürdürdüğümüzü bilmenizi isterim.

Galatasaray'ın altyapısından yetişen, 1992-1993 sezonunda dönemin Teknik Direktörü Karl Heinz Feldkamp tarafından A takıma alınan Mustafa Kocabey, genç yaşta o dönem Fransızların ünlü golcüsü olan Jean-Pierre Papin'e benzetilmiş ve bu nedenle "Papen Mustafa" lakabını almıştır. Bitiriciliği, klası ve attığı birbirinden şık golleri nedeniyle Papen lakabını sonuna kadar hak eden ve profesyonel liglerde toplamda 200 gol atma başarısını göstermiş olan Galatasaray'ın eski yıldız futbolcusu Mustafa Kocabey’in röportajıyla ile sizleri baş başa bırakıyorum.

* Mustafa Kocabey kimdir?
- 6 Ekim 1974 İstanbul doğumluyum. Eğitimimi Cibali İlkokulu, Gelenbevi ortaokulu ve Tuna Lisesinde tamamladım.

* Futbola ne zaman ve hangi takımda başladınız?
- Futbola 1985 yılında Galatasaray'ın minik takımında başladım.

* Futbolcu olmasaydınız ne olmak isterdiniz?
- Futbolcu olmasaydım muhtemelen yine futbolcu olurdum. Çünkü bu anlamda bariz bir yeteneğim vardı.

* Futbolculuğunuzun ilk yıllarında sizde emeği geçen teknik adamlar kimlerdi?
- Galatasaray'ın alt yapısında iken Salih Bulgurluoğlu ve Ahmet Keskinkılıç hocalarım vardı. İkisi de rahmetli oldu. Her iki hocama da Allah'tan rahmetler dilerim.

* Size Papen lakabını aldıracak düzeye gelmenizde başrol teknik direktörler kimlerdi?
- Altyapı eğitimimi aldığım Salih Bulgurluoğlu, Ahmet Keskinkılıç ve ardından A Takım Teknik Direktörümüz Karl Hainze Feldkamp'ın oyun stlimi benzetmelerinden ve beni beğenmelerinden ötürü bana Papen lakabını taktılar.

* Size Papen lakabını kim taktı ve siz bu lakap ile anılmaktan memnun musunuz?
- Papen lakabını ben Galatasaray'dayken Talay Erken ve Süleyman Rodop beraber düşünüp taktılar bu da beni mutlu etmişti aslında. Bir ben, bir de Şifo Mehmet lakap alan oyuncular olmuştuk.

* Galatasaray'a transferiniz nasıl gerçekleşti ve öncesinde hangi takımda oynuyordunuz?
- Altyapısından yetiştiğim için direkt A takıma alındım ve böylece Galatasaray'da profesyonel sözleşme imzaladım. Buna da transfer demek yerine sınıf atlatma olarak değerlendirebiliriz.

* İlk sezonunuzda 17 maçta 13 gol ve ikinci sezonunuzda 14 maçta forma giyip gol atamadınız. Sizce gol yollarındaki suskunluğunuz mu Galatasaray ile yollarınızın ayrılmasına neden oldu?
- İlk sezonumda 17 maç oynamış ve 13’de gol atmıştım ama ikinci sezonumda ise Kubilay Türkyılmaz transfer edildi ve ben forma şansını bulamadım. 14 maçta ise sonradan oyuna dahil olmuştum.

* Galatasaray'dan gitmiş olduğunuz Çanakkale Dardanelspor'da adeta yeniden doğup, ilk sezonda 23 maçta 22 gol gibi müthiş bir ortalama ve 2. sezonunuzda ise bu kez 37 maçta 27 gol atarken, son dönemizde ise 3 maç oynayıp bir de gol attınız. Bize Çanakkale günlerinizden söz eder misiniz? Bu başarıyı yakalayarak bir nevi Galatasaray'a ben ölmedim ve buradayım mesajını mı vermek istediniz.
- Evet Galatasaray'dan transfer olmuş olduğum Çanakkale Dardanelspor'da adeta yeniden doğdum. Çanakkale Dardanelspor'da çok iyi bir sezon geçirmiştim hatta ikinci sezonda şampiyonluk yaşamıştık. Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra tek hedefim Galatasaray'a geri dönmekti. Çanakkale Dardanelspor'da attığım bütün golleri de kendimi yeniden kanıtlamak ve tekrardan Galatasaray'a geri dönmek içindi.

* Ardından Zeytinburnuspor'da toplamda 35 maç oynayıp 20 gole imza attınız. Zeytinburnuspor'daki günlerinizden söz eder misiniz.
- Zeytinburnuspor'a Bahri Kaya hocam beni transfer etmişti. 1. Ligdeydi (Süper Lig) takım o sezon 2. lige düşmüştü ve ben burada da 11 gol atmıştım. Zeytinburnuspor'daki ikinci sezonumda takımın başına getirilen Yılmaz Vural hocam ile tekrardan başarılı bir sezon geçirmiş ve 20’de gole imza atmıştım.

* Kısa bir Kayseri Erciyesspor serüveninin ardından transfer olduğunuz Yimpaş Yozgatspor'daki ilk sezonunuzda 7 kez ikişer, bir kez 3, bir kezde 4 gol olmak üzere 36 maçta 31 gol kariyer rekorunu kırdınız. Bunu nasıl başardınız?
- Transfer olduğum Yimpaş Yozgatspor kariyerim için yeni bir dönüm noktasıydı. Yozgatlılar beni, ben de Yozgatlıları çok sevmiştim.  Bir de çok iyi ekibimiz vardı. O ekibimiz ile birlikte çok iyi bir sezon geçirmiştik. Bana orda yardımcı olan bütün arkadaşlarıma tekrardan teşekkür etmek isterim. O sezon hem ben attığım 31 gol ile gol kralı olmuştum hem de takımım şampiyon olmuştu. Enteresandır ki atmış olduğum 31 golün içinde tek bir penaltı golü yoktu. Böyle de bir özellik taşıyordu bu gol krallığım.

* Deyim yerindeyse leblebi gibi gol atmayı nasıl başarıyordunuz? Oyun stilinize baktığımızda ise pivot forvet tipi olmamanıza ve kontra atak santrforunu andırmanıza rağmen cezaalanı çevresinden hatta içinden ayrılmayan birçok forveti geride bıraktınız, bunu nasıl başardınız?
- Her şeyden önce gol bölgelerinde çabukluğum vardı. Herkese has olmayan bu çabukluğun yanı sıra maçın içinde topun nereye gideceğini, çekilen şutun nereye gideceği, direkten döndüğünde topun nereye düşeceği, kalecinin topu kurtaracağı zaman veya sektiğinde nereye düşeceğini ve ben bunları hep bir kaç saniye önce düşünürdüm. Bu özellik rahmetli Metin Oktay'da da vardı. Metin Oktay pozisyonu önce kafasında oynardı ve ben de bu şekilde pozisyonları önce kafamda oynayıp golü de koklayabildiğimden gol yollarında çok başarılı oldum.

* 2000-01 Sezonu ve yine Zeytinburnuspor. Bu kez 27 maç ve 11 de gol atarak fileleri havalandırmayı başarırken başarı bazında büyük kulüplerden teklifler beklediniz mi ve size gelen teklifler oldu mu?
- 1999-2000 Sezonunda Beşiktaş beni çok istemişti, fakat transfer bonservis ücreti ödemek yerine takas yoluyla bu transferi gerçekleştirmek isteyince bu transfer gerçekleşmedi. Ama Beşiktaş'a gitmeyi çok istemiştim ama nasip değilmiş demek ki.

* Sonrasında Samsunspor, tekrardan Yimpaş Yozgatspor, Konyaspor toplamda atılmış 10 gol ve ardından belki de en iyi çıkışınızı yaptığınız Çanakkale Dardanelspor'a geri döndünüz. Sanki hiç ayrılmamış gibi hem maç sayısı hem de skorer anlamda performanızı koruyarak 25 maç ve 15’de gol atma başarısını gösterdiniz. Tekrardan transferiniz nasıl gelişti?
- Hakikaten de bu konuda belki dünyada tek örneğimdir. Aynı kulübe dört kez transfer olmuş tek futbolcuyumdur herhalde. Gol yollarında çok iyi bir oyuncu olduğum için hep aranan ve tercih edilen biri olduğum için Çanakkale Dardanelspor taraftarlarının beni çok sevmesi ve istemesi de tekrardan transferime neden olan en güçlü etkenlerden biriydi.

* Bir futbolcu için çok takım dolaşmak maddi olarak belki bir kazanç sağlayabilir ama manevi olarak sizde yıpranmaya yol açtı mı?
- Çok takım dolaşmak genelde futbolcular için sıkıntılı olmuştur. Ama eğer başarılı ve oynamış olduğunuz takımlarda katkı sunabilen bir oyuncuysanız bu sizin için dezavantaj olmaz. Bu benim içinde dezavantaj olmadı. Çünkü gol yüzdem yüksek olduğu için ve neredeyse gittiğim her takımda sorunsuz zamanlar geçirdiğim için genelde çokça aranan bir futbolcu olduğumdan bir kez daha transfer oldum.

* Sizin için en anlamlı golleriniz hangileridir?
- En anlamlı golüm 1992-93 sezonunda Galatasaray formasıyla 3. haftada Aydınspor'a attığım goldü. Maçın da tek golü olan bu golle 3 puanı kazanmıştık. Tabi bu da benim için büyük bir mutluluk ve gurur olmuştu.

* En iyi ve en kötü oynadığınızı düşündüğünüz maçlarınız hangileridir?
- Bir golcü için gol atamadığı her maç kötü geçmiş demektir. Ben de gol atamadığım maçlardan sonra büyük bir üzüntü duyardım. Ben her maça gol atmak için çıkarken, aynı zamanda hocalarım da her maçtan benden gol atmamı isterlerdi. Ben de bunu yapamayınca üzülüyordum haliyle.

* Futbolu bıraktıktan sonra nelerle uğraştınız ve şimdi ne iş ile meşgulsünüz?
- Aktif futbol yaşantıma nokta koyduktan sonra yaklaşık iki senedir Papen Mustafa futbol okulum var onunla ilgileniyorum.

* Saha, malzeme ve teknoloji konularında sizin döneminiz ile şimdiki zaman arasında ne gibi farklılıklar görüyorsunuz.
- Benim oynadığım zamanlar hem antrenman malzemeleri hem de antrenman yaptığımız yerler çok sıkıntıydı. Şimdiki sporcuların bu konularda şanslı olduklarını düşünüyorum. Malzeme konusunda hem de antrenman ve maç sahaları son derece şıklar. Ben sporcu kardeşlerimin bu fırsatı değerlendirmeleri halinde büyük başarılar elde edeceklerine inanıyorum.

* Hem maç sayısı hem de skorer anlamda çok iyi olmanıza rağmen sizi çok da Milli takımda göremedik. Tanju Çolak, Aykut Kocaman, Hakan Şükür, Feyyaz Uçar ve Bülent Uygun gibi usta golcülerin var oluşunu bir engel veya şanssızlık olarak gördünüz mü?
- Sadece profesyonel liglerde 200'ü aşkın gol atmama rağmen ilginçtir ki A Milli takıma alınmadım. Fakat genç Milli takımda Avrupa Şampiyonluğunu ve krallığını yaşadım, ama bir türlü A Milli formayı giymek nasip olmadı.

* Kariyeriniz boyunca en çok beğendiğiniz Başkan, yönetici ve Teknik Direktörler kimlerdir?
- Galatasaray'da profesyonelliğe geçiş yaptığım yıllarda Başkan Alp Yalman ve Teknik Direktör Karl Hainze Feldkamp benim için unutulmaz iki değerli şahsiyet olmuşlardır.

* Kariyeriniz boyunca birlikte oynadığınız oyunculardan kurulu bir 11 oluşturur musunuz.
- Galatasaray başta olmak üzere birçok takımda bir çok iyi oyuncularla  oynamış biri olarak, sizin için belirleyeceğim bir 11'in, dışarıda kalacak diğer oyunculara haksızlık olacağı düşüncesiyle yazma taraftarı değilim bu yüzden beni maruz görün lütfen.

* Son olarak okurlarımıza ve Batman halkına ne gibi mesajlar vermek istersiniz.
- Yıllar önce Batman'a gelmeyi çok istedim. Orda bulunan çok değerli bir ağabeyim beni davet ediyor inşallah en yakın zamanda Batman'a gitmek ve oradaki insanlar ile tanışmayı çok isterim. Ayrıca bu röportaj teklifinizden ötürü teşekkür eder, size ve ekip arkadaşlarınıza çalışmalarınızda başarılar diler saygılarımı sunarım.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 2. Lig Beyaz Grupta mücadele eden Batman P..
2. Ligin yeni ekibi Batman Petrolspor’un Teknik Direktörü Ahmet Yavuz, ilk ..
BATEX Tekstil firması sahibi ve aynı zamanda Batman Tekstil Sanayi İş Adaml..
Fernas’ın yetiştirdiği meyveler ve ürettiği meyve suları, dünya markası olm..
Merhabalar bu haftaki röportaj konuğumuz, Fenerbahçe ve Sarıyer'in unut..
Merhabalar değerli okurlarımız bu haftaki röportaj konuğumuz 1996-2013 yıll..
RSS
© 2024 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=